Biyokimya Analizleri | RanTe Veteriner Kliniği

Biyokimya Analizleri

Biyokimya Kan Testleri

Biyokimya Kan Tahlilleri Nasıl Yapılır?

Hayvandan alınan kan heparinli tüpe aktarılır sonrasında santrifüj makinasında kanın serum ve kırmızı kan hücrelerinin ayrılması sağlanır. Ardından ayrılan serum hayvanlar için özel üretilmiş biyokimya cihazlarına verilir. Yine hayvanlar için özel üretim olan ve kitler makinaya konularak işlem başlatır. Sizlerin minik dostlarınızda gördüğünüz şikayetlerinizi göz önünde tutarak ve veteriner hekim tarafından yapılan muayene sonrasında hangi durum ve hastalıktan şüpheleniliyorsa ona göre uygun biyokimyasal test kullanılarak yapılan bir kan testidir.

Biz RanTe veteriner kliniği olarak İdexx’in VetTest diye adlandırılan biyokimya cihazını kullanmaktayız.  Bu cihazla bakabildiğimiz parametreler şöyledir.

ALB(ALBUMİN):  karaciğerde üretilen ve kanda bulunan proteinlerdendir. Kanın sıvı kısmının damarların içinde kalmasını sağlayarak vücut sıvı dengesini sağlamaktadır. Düzensiz ve yetersiz beslenme, karaciğer ve böbrek hastalıkları iç parazit sorunları, ciddi yanıklar, şok, kronik hastalıklar, kanser, şeker hastalığı, enfeksiyon ve iltahaplı hastalıklarda kandaki albümin miktarının azaldığını görebiliriz. Kan da azalan albumin birçok hormon, vitamin ve iyon gibi maddelerin kanda taşınma görevini üstlendiğinden dokularda bu maddelerin eksikliğine bağlı birçok sorun oluşabilmektedir. En basitinden kanın sıvı kısmını damar içinde tutamayacağı için vücutta ödem şekillenmeye başlayacaktır. Androjenler, büyüme hormonları ve insülin gibi bazı ilaçlar albüminin kandaki seviyesini yükseltebilir.

ALKP (ALKALEN FOSFATAZ):  Vücuttaki proteinleri parçalamak ile görevli bir enzimdir. Kemik karaciğer bağırsak ve böbreklerden üretilmektedir. Ancak hamile olan kedi veya köpeklerde plasentada üretilir. Hayvanlarda kalp hastalıkları, karaciğer hastalıkları, eklem hastalıkları, sindirim sistemi enfeksiyonları, raşitizm, kemik kırılması, kemik üremeleri, kemikleri gelişmekte olan hayvanlarda, hipertiroid söz konusu olan hayvanlarda artış görülebilir. Beslenme yetersizliğinin söz konusu olduğu durumlarda ise düşük çıkabilir.

ALT (alanin aminotransferaz): karaciğer hücreleri tarafından üretilen bir enzimdir. Doğrudan karaciğer ile bağlantılı olmasına rağmen çok düşük miktarlarda kal kaslar böbrek ve pankreaslar da da mevcuttur. Karaciğer hasarında, zehirlenmelerde, safra taşı oluşumunda karaciğer tümörü kanserinde karaciğer yangısı hepatit olduğunda, karaciğere kan akışının gerçekleşemediği durumlarda, bazı ilaçların kullanımında alp değerinde artış gözlemlenir.

AMYL (amilaz):  nişasta ve glikozun parçalanmasını sağlayarak sindirimde görevli bir enzimdir. Tükürük bezi ve pankreastan salınan bir enzimdir. Tükürük bezindeki tıkanmalar, tükürük bezindeki tümör veya kist oluşumu pankreatit ve pankreas kanseri, kodein morfin gibi ilaçların kullanımı sonucunda, obezite söz konusu olduğu durumlarda ve yüksek travmalar sonucunda amilaz sayısında değişiklikler şekillenebilir. Fakat her pankreas sorununda yükselmesini gözlemlemek mümkün olmayabilir bu durumda ise lipaz enziminin kontrollerinin sağlanması gerekir.

AST (Aspartat aminotransferaz): yine karaciğerin ürettiği bir enzimdir. Karaciğer kalp böbrek beyin ve kırmızı kan hücrelerinde yüksek oranlarda bulunur. Kandaki miktarı düşüktür. Kanda bulunma ihtimali arttığında ilk akla karaciğerde bir hasar olabileceği gelmelidir. Fakat bu noktada iki değere birden bakılabilir ALT ve AST. ALT değerleri normal AST değerleri anormal seyrediyorsa karaciğer dışında kalp ve karaciğer bu durumun sorumlusu olabilmektedir. Yanıklar, kalp krizi, yoğun egzersizler, kas yaralanması, pankreatit, kronik hepatit, siroz, safra kanallarında tıkanma, karaciğer kanseri, akut viral hepatit, karaciğerin ilaçlar veya toksik maddelerden zarar görmesi sonucunda yükselmeler şekillenebilir.

BUN ( Kan Üre Nitrojeni): Böbreklerin ne kadar çalıştığını görmek için bu teste bakılır. Atık üre, kandaki azot miktarını gösterir. Protein vücudunuzda parçalandığında üre oluşur. Karaciğere gelen amonyak sentezlenerek üreye dönüşür. Vücutta kullanılamadığı için böbreklerle dışarı atılır. Eğer minik dostlarımızın böbrekleri düzgün çalışmaz ve üreyi atamazlarsa BUN seviyesi kanda yükselir. Kalp yetmezliği dolaşımın yavaşladığı durumlar dehidrasyon protein oranı yüksek beslenme böbrek fonksiyon bozukluğu böbrek yetmezliği Bun seviyesinde artışlara neden olur. Eğer BUN seviyesi düşük çıkıyorsa buda karaciğere bağlı rahatsızlıktan kaynaklanmaktadır.

CA (KALSİYUM): Kanda bulunan bir mineraldir. Kas kasılmalarında görevlidir. Yüksek olduğu durumlarda kaslar sürekli olarak kasılı kalır ve kas ağrıları şekillenir. Kalsiyum aynı zamanda kemiklerde de bulunmaktadır. Fazlalığı veya eksikliği söz konusu olduğunda kemik ve eklem problemlerine de neden olabilmektedir. Kanda yüksek kalsiyum bulunduğunda böbrekten atılımı sağlandığı içinde böbreğin aşırı yorulmasına böbrek hasarlarına hatta böbreklerde birikerek taş kum oluşmasına neden olabilmektedir. Kalsiyum gebelik döneminde yavruların anneden alması durumunda düşmeye doğduktan sonra ise emerek annede kalsiyum azalmalarına neden olabilir. Yavrularda raşitizm, yaşlı hayvanlarda osteomalazide, akut pankreatitis de(pankreas yangısı),böbrek yetmezliklerinde, hipoparatiroidizm ve glikokortiroid tedavisinde kan Ca seviyesi düşmektedir. İlave olarak bazı ilaç tedavilerinde, tümoral oluşumlarda da kalsiyum düzeyi etkilenmektedir.

CHOL (KOLESTEROL):Kolesterol vücutta bulunan en büyük yağdır. Steroid hormonlar ve safra asitlerinin üretimine katılır. Kolesterol hem karaciğerde sentezlenir hem de gıdalarla bünyeye alınır. Kolesterolün kanda azaldığı durumlar: Siroz, şeker hastalığı, alınan besinlerin emilimindeki bozukluklar, yetersiz beslenme veya hiç beslenmeme. Kolesterolün kanda yükseldiği durumlar: Obstrüktif bilier hastalıklar, hipotiroidizm, hiperadrenokortizm , nefrotik sendrom.

CREA (kreatinin): Kreatinin, karaciğer tarafından yapılan ve karaciğerde depolanan bir amino asit olan kimyasal atık ürünüdür. Kreatinin normal kas metabolizmasının sonucu oluşur. Bu kimyasal atık parçalandıktan sonra kan dolaşımına girer. Sonrasında böbrekler bu atık maddeyi kandan uzaklaştırır ve idrar yoluyla vücuttan çıkarılır. Bu işlem vücudun normal kreatinin düzeyinin korunmasına yardımcı olur. Eğer kandaki kreatinin miktarı fazla ise böbrek süzme işlemini tam olarak yapamıyordur. Bu arada eğer ki dehidrasyon, böbrek enfeksiyonu, kas nekrozu varsa, uzun süre egzersiz yaptırıldıysa ve bazı ilaçların kullanımından sonrada atışı gözlemlenebilir.

GGT (Gama-Glutamil transferaz): kedi ve köpeklerde en yüksek oranda böbreklerde bulunur. Sonrasında karaciğer pankreas ve incebağırsaklarda bulunur. Safra kanalları tıkandığında karaciğer hastalıklarında ve hasarlarında, pankreas hastalıkları, kolitler, şeker hastalıklarına bağlı olarak artış gözlenebilir.

GLU(GLİKOZ): hayvanlar tarafından besinler ile bünyeye alınan karbonhidratların sindirimi sonucunda glikoz ortaya çıkar. Bu glikozun fazlasını karaciğer glikojen olarak depolar vücut glikoza ihtiyaç duyduğunda tekrardan glikojen glikoza çevrilir. Glikozun kanda düzeyinin yükselmesi hiperglisemi olarak adlandırılır. Stres veya sinirli ise yalancı gebeliklerde, diabetus mellitus, beyin hastalıklarında, uzun süre glikokortikoid kullanımlarında, pankreatitis durumlarında gözlemlenebilir. Kandaki glikoz miktarının düşmesine ise hipoglisemi denir. Özellikle yavru kedi ve köpeklerde henüz beyinde ısı dengesini ayarlayan kısmın yeterince çalışmamasına bağlı olarak gözlemlenir. Uzun süreli açlıklarda da bu durum ortaya çıkabilir.

LDH (LAKTAT DEHİDROGENAZ ): LHD, aktivitesi vücudun hemen tüm hücrelerinde bulunmaktadır. Doku spesifik değildir. Tek başına bakılarak hastalık teşhisi konulamaz. Karaciğer, kalp, böbrek ve kas hastalıklarıyla, tümörlerin teşhisinde önemlidir. LHD düzeyi şokta, ateş yükselmelerinde, ilerlemiş tümörlerde ve iskelet kası hastalıklarında önemli ölçüde, akut hepatitis, hemolisis/babesiosis e bağlı orta derecede yükselebilir.

CK(KREATİNKİNAZ): Kas dokuları için spesifiktir. İskelet kasları büyük miktarlarda CK aktivitesine sahiptir.

çeşitli kaza sonuçlarında, cerrahi operasyonlar sonrasında, kasların travmatik hasarının şiddetine göre, şokta, kas içi enjeksiyonlarında, kedilerde aortik trombozda(tıkanıklık),köpeklerde akut myositisde(ani gelişen kalp hastalığı) belirgin düzeyde yükselir.

CK ve AST aktivitesindeki artışlar: kaslarda problem olduğunu

SD ve AST aktivitesindeki artışlar: Karaciğerde problem olduğunu gösterir.

TP( Total protein): Total protein düzeyi hakkında albumin ve globulin düzeylerine bakılır.

GLOB( GLOBULİN): Globulinler terimi, immunglobullinleri kapsar ve vücudun, bakteri ve virüslere karşı savunma sisteminin bir kısmını oluşturan immun sistem tarafından meydana getirilen proteinlerdir.

TRİG(trigliserit): Trigliseritler karaciğerde bulunur, gıda ile de alınabilir. Pankreatitis(pankreas yangısı),nefrotik sendrom, cushing sendromu, kolestaz, hipotitoidizm, aşırı şişmanlık ve steroid tedavisinde görülebilir

Total bilirubin, lipaz, magnezyum(MG), amonak(NH), fosfor (PHOS), ürik asit (URİC) gibi birçok kan değeriner kliniğimizde bakılabilmektedir.

LIPA(LİPAZ ): Pankreastan salınan bir enzimdir. Lipaz enzimi bağırsaklardan geçen yağları parçalamaya yarar.lipazın kanda yüksek oranda bulunması pankreasla ilgili olabilir veya sindirim sisteminde bir problem yaşandığını bize anlatabilmektedir. Lipaz enzimi kanda neden yükselir? Safra kesesi enfeksiyonu, pankreas kanseri, böbrek yetmezliği, obezite, trigliserit yüksekliği, mide rahatsızlıkları, siroz, akut pankreatit, pankreasın akıtıcı kanalındaki tıkanıklar. Lipaz enziminin düşük olmasının sebebi ise;  kronik pankreatit, pankreatik hücrelerdeki hasarlar, genetik sorunlar sebebiyle şekillenebilir.

MG(MAGNEZYUM): Mg depolarının yarısı doku ve organlardaki hücrelerin içinde, diğer yarısı kemikte ve sadece %1’i kanda serbest halde bulunmaktadır. Magnezyumun vücuttaki görevi kas ve sinir fonksiyonlarının normal olarak sürdürülmesine, kalp ritminin korunmasına ve kemiklerin sağlamlığını sağlamak aynı zamanda protein sentezi ve vücudun enerji metabolizmasın da görevi vardır. Kandaki Mg düzeyini sabit tutmak, fonksiyonların sürdürülmesi için önemlidir. Vücutta Mg ve Ca ile belirli bir dengede bulunmalıdır. Mg ve Ca arasındaki denge korunmazsa, kalsiyum fazlalığı vücut için toksik hale gelir ve kalp rahatsızlığına, artritlere, osteoporoza, damar sertleşmesine, dokuların ve organların kalsifikasyonuna neden olur. Mg  eksikliği sonucunda minik dostlarınızda halsizlik, isteksizlik, kalp ritminde bozulmalar, kemiklerin sağlamlığını kaybetmesi gibi durular gözlemlenebilmektedir.

NH3 (AMONYAK): Vücutta protein metabolizması sonu bağırdaktaki bakteriler tarafından ortaya çıkarılır. Aynı zamanda amonyak aslında vücuttaki bütün hücrelerde üretilmektedir. Vücutta karaciğere gelerek hızlıca üreye çevrilip böbreklerle atılır. Kanda amonyak neden yükselir? Karaciğerin büyük hasar gördüğü durumlarda (siroz, hepatik ensefalopati), kalp yetmezliği, mide ve bağırsaklardaki kanamalar, yüksek ateş böbrekten atılamadığı durumlar kanda amonyağın yükselmesine neden olabilmektedir.

PHOS (FOSFOR): Fosfor vücutta bulunan bir mineraldir. Kalsiyumdan sonra vücutta en fazla bulunan mineraldir. Özellikle kaslarda, kemiklerde ve dişlerde bulunur. Hücre içi sıvıda da bulunmaktadır. Eksikliğinde ise kas zayıflığı, kas titremeleri, kemiklerde güçsüzlük, dişlerde bozukluklar, diş çürümeleri, deri ve kıl problemleri, yavrularda ise raşitizime neden olabilmektedir. Yükselmesi ise hormonal dengesizlikler, sindirim sisteminde bozulmalar, böbrek işlevinde bozulmalar, damar harabiyeti, kalsiyumla ortak çalışan bu mineral fazlalığında kanda ve dokularda kalsiyum fosfat taş oluşumuna neden olup kalp krizi veya felçlere neden olabilir.

TBIL (TOTAL BİLÜRUBİN): Bilirubin, vücudun normal olarak kırmızı kan hücrelerinin parçalama işlemi sırasında ortaya çıkan sarımsı bir maddedir. Madde karaciğerde bulunur ve normal olarak sindirim sırasında vücuttan dışarı atılır. Yaşlı eritrosit(kırmızı kan hücreleri) nin parçalanması sonucunda ve myoglobin ve sitokromlardan üretilir. Karaciğer  hasar görürse, bilirubin kan ve idrara sızabilir. Sonucunda sarılık şekillenir. Kanda bilirubinin yüksek çıkma sebebi anemi, siroz, viral hepatit, safra taşları sebep olabilmektedir.

URIC (ÜRİK ASİT): Ürik asit pürinlerin yıkımı ile oluşur. Pürinler nükleik asitlerden(DNA) gelen kimyasal maddelerdir. Kan dolaşımına yiyeceklerin sindirimi veya vücuttaki normal hücre yıkımı veya hücresel döngü ile katılırlar. Ürik asitlerin çoğu böbreklerden kalanı da dışkı ile bağırsaklardan atılır. Böbrek hastalığı, şeker hastalığı, yüksek troid, yetersiz beslenme, uzun süreli açlık, kurşun zehirlenmesi, bağırsak problemleri gibi durumlar söz konusu olduğunda kanda ürik asit yükselmesi şekillenir.

Vettest cihazıyla idrarda da protein ve kreatinin oranlarını görebilmekteyiz.