Cezve Alırken Nelere Dikkat Edilmeli? Felsefi Bir Bakış Açısı Dünya, her şeyin bir anlam taşıdığı, her hareketin bir sebeple gerçekleştiği bir evrende dönüp duruyor. Bu anlam arayışı, yaşamın en sıradan köşelerinde bile karşımıza çıkabilir. Bu yazıda, bir cezve satın almak gibi basit bir eylemi, felsefi bir perspektiften inceleyeceğiz. İnsanın günlük hayatına etki eden kararların arkasındaki daha derin düşünceleri keşfetmeye çalışacağız. Ontolojik, epistemolojik ve etik açılardan cezve alırken nelere dikkat etmemiz gerektiğine dair bir yolculuğa çıkacağız. Ontolojik Perspektif: Cezve ve Varlık Ontoloji, varlık felsefesidir. Cezve, mutfaklarımızda sıkça karşılaştığımız bir nesne olmasına rağmen, varlık olarak ne ifade eder? Düşüncelerimizi şekillendiren eşyalarla olan…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Ceviz Kabuğu ve Saç: Kültürler Arası Bir Gelenek ve Doğal İyileşme Ritüeli Antropologlar, farklı kültürlerin kendine has geleneklerini ve sembollerini incelediklerinde, insanların doğal dünyayla olan ilişkilerini anlamak için derinlemesine bir bakış açısı kazanırlar. İnsanlar, çevrelerini, yalnızca geçimlerini sağlamak için değil, aynı zamanda kimliklerini ve toplumsal yapılarını pekiştirecek sembolik anlamlarla da şekillendirirler. Bu bağlamda, evrensel olarak bilinen bir gelenek olan “doğal iyileşme” uygulamaları, farklı toplumlarda farklı ritüellerle karşımıza çıkar. Peki, ceviz kabuğunun saçlara olan etkisi sadece bir halk inancı mı, yoksa kültürler arası bir iyileşme ritüelinin parçası mı? Ceviz kabuğunun saçlara olan faydalarını antropolojik bir bakış açısıyla incelemek, bize kültürel mirası…
Yorum BırakBeyni En Çok Ne Yorar? Ekonomi Perspektifinden Bir Analiz Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Ekonomi, temelde sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçları karşılama mücadelesidir. İnsanlar, her gün karşılaştıkları seçimlerle, bu sınırlı kaynakları en verimli şekilde kullanmaya çalışırlar. Ancak bu seçimler, sadece ekonomik değil, zihinsel açıdan da önemli bir yük taşır. Ekonomistlerin ve bireylerin karar alırken karşılaştığı belirsizlikler, bilgi eksiklikleri ve karmaşıklıklar, zihinsel yorgunluğa yol açabilir. Bu bağlamda, “Beyni en çok ne yorar?” sorusu, yalnızca zihinsel bir tartışma değil, aynı zamanda ekonomik bir sorudur. Zihinsel yorgunluk, insanın karar verme sürecindeki karmaşıklıklardan ve kaynakların sınırlılığından doğar. Ekonomik açıdan bakıldığında, beyin, kararlar alırken alternatifleri değerlendirme,…
Yorum BırakAkıl ve İzan: Edebiyatın Işığında Anlamın İzinde Kelimenin Gücü: Edebiyatın Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, kelimelerin dansıdır. Her bir harf, her bir cümle, bir dünyayı inşa etme gücüne sahiptir. Bir romanda bir karakterin yaşadığı dönüşüm, bir şairin yazdığı dizedeki incelik, bir hikayenin okuyucuyu sarıp sarmalayan atmosferi, hepsi kelimelerin gücünün yansımasıdır. Edebiyat, sadece bir dil oyunundan ibaret değil; insan ruhunun derinliklerine inen, düşündüren ve dönüştüren bir yolculuktur. Kelime ve anlam arasındaki ilişki, özellikle “akıl” ve “izan” gibi kavramlar söz konusu olduğunda, oldukça derin bir düşünsel yolculuğa çıkar. Her iki kavram, zihin dünyamızda birbirini tamamlayan ya da birbirine karşıt olan kavramlar olarak ortaya çıkar.…
Yorum Bırak3’ün Nasıl Yazılır? Güç, İdeoloji ve Toplumsal Cinsiyet Üzerine Bir Siyaset Bilimi Perspektifi Siyaset bilimi üzerine derinlemesine düşündüğümde, bana göre her toplumun kurduğu düzen, belirli bir dil ve yazım biçimiyle kendini ifade eder. “3’ün nasıl yazılır?” sorusu, bir matematiksel ifade ya da dilsel bir sorudan çok, toplumsal yapıyı, iktidar ilişkilerini ve toplumsal normları anlamamıza olanak sağlayan bir kavram gibi görünüyor. Bu basit bir yazım meselesi gibi görünse de aslında çok daha derin bir anlam taşır. İktidar, kurumlar, ideoloji ve vatandaşlık gibi temel kavramlarla ilişkili bir sorudur ve bu soruyu sorarken toplumsal yapılarımızın, güç ilişkilerinin ve cinsiyet rollerinin nasıl şekillendiğini daha…
Yorum Bırakİtfaiyeci Kız Var Mı? Kültürlerde Kadınlık, Toplumsal Rollerin Dönüşümü ve Kimlikler Üzerine Bir Antropolojik İnceleme İnsanlık tarihi, kültürlerin çeşitliliğini ve toplumsal yapıların evrimini keşfetmek isteyen bir antropolog için sonsuz bir hazine gibidir. Her bir toplum, tarihsel, coğrafi ve sosyal koşullara göre şekillenen benzersiz ritüeller, semboller ve kimlikler barındırır. Bu çeşitlilik, belirli rollerin zaman içinde nasıl dönüştüğünü, cinsiyetin nasıl kodlandığını ve kimliklerin nasıl evrildiğini anlamamıza olanak tanır. Pek çok kültürde kadınlar, geleneksel olarak belirli toplumsal rollerle ilişkilendirilmiştir. Ancak, günümüzde bu kalıplar kırılmakta, özellikle de “erkek işi” olarak görülen mesleklerde kadınların varlığı giderek daha fazla kabul edilmektedir. Peki, itfaiyeci kız var mı?…
Yorum Bırakİkta Sahibi Kim? Bir Psikolojik Analiz Bir psikolog olarak, insan davranışlarını çözümlemek her zaman benim için derin bir merak konusu olmuştur. İnsanların sahip olduğu gücün, otoritenin ve kontrolün psikolojik yansımaları oldukça ilginçtir. İkta, tarihsel olarak toprak veya kaynaklara sahip olma hakkı anlamına gelse de, günümüzde bu kavramın psikolojik açıdan çok daha geniş bir anlam taşıdığına inanıyorum. Bu yazıda, “Ikta sahibi kim?” sorusunu bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektiflerinden inceleyecek ve insan davranışlarının bu karmaşık kavrama nasıl şekil verdiğini keşfedeceğiz. İkta: Bir İktidar Arzusu ve Gücün Psikolojisi İkta kelimesi, tarihsel olarak, bir kişinin ya da grubun belirli bir toprak parçası üzerinde…
Yorum BırakGiriş Merhaba arkadaşlar — bugün birlikte evrenin yapı taşlarından biri olan, biz farkında olsak da çoğu zaman üzerinde durmadığımız bir kavramı, yani kütleyi konuşacağız. Günlük hayatımızda sıradan bir “kilo” gibi algılansa da, aslında bilimsel derinliği olan, fiziksel anlamda bizi, gezegenimizi ve ötesini şekillendiren bir niceliğe sahip. Hazırsanız, kahvemizi alalım ve bu “hafif” gibi görünen ama aslında ağır anlamlar taşıyan kavrama birlikte dalalım. — 1. Kütle Nedir Kısa ve Öz? Kütle, bir cismin içerdiği madde miktarını ya da başka bir şekilde ifade edilirse bir cismin ivmelenmeye (hız değiştirmeye) karşı gösterdiği direnci ölçen fiziksel bir büyüklüktür. ([Encyclopedia Britannica][1]) Uluslararası Birim Sistemi’nde (SI)…
Yorum BırakKülliye de Kaç Oda Var? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Bakış Külliye, tarih boyunca sadece fiziksel bir yapıyı değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir yapı taşını simgelemiştir. Bugün Türkiye’nin başkenti Ankara’da bulunan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, sadece mimari bir eser olmanın ötesinde, ülkenin yönetim anlayışını ve siyasal kimliğini yansıtan bir simge haline gelmiştir. Ancak bu külliye, yalnızca Türkiye’nin değil, farklı kültürlerde ve toplumlarda nasıl algılandığını düşündüğümüzde, gerçekten ne kadar ilginç bir kavram olduğunu fark edebiliriz. Bu yazıda, külliye kavramına küresel ve yerel bir bakış açısıyla değinecek, bu yapının anlamını farklı toplumsal bağlamlarda irdeleyeceğiz. Külliye: Evrenin Küçük Bir Temsili Külliye, Arapça kökenli…
Yorum BırakTehlikeli Yürüyüş Kimin Hayatı? Felsefi Bir Bakış Giriş: Filozofun Bakışıyla Yola Çıkmak Felsefe, insanın en derin sorulara yöneldiği, anlam ve varoluş üzerine düşünmeye başladığı bir düşünsel çabadır. Bir filozof, her adımda varlık, bilgi ve etik üzerine kafa yorar. Tehlikeli Yürüyüş hikayesinin bizlere sunduğu temel soru, bu çerçevede çok daha derin anlamlar taşır: Bu “tehlikeli yürüyüş” kimin hayatıdır? Bireysel bir yolculuk mu, yoksa toplumsal bir deneyimin yansıması mı? Hikaye, yalnızca bireyin seçtiği yolu değil, aynı zamanda bu yolun ne kadarına karar verebildiğini ve sonucunda neyi kaybedip neyi kazandığını sorgular. Bu sorular, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi disiplinler ışığında daha kapsamlı…
Yorum Bırak